-

  
               
  v   Telapati,Nedir
  v   Rüya,Tabirleri
  v   Demon nedir
  v   Kısmet,Açma
Forumdaki Son cevaplar : Melisa,İletişim,medyummelisa@hotmail.com..(yudumx1) Kısmetinizin açılması..(MedyumMelisa) Cin,Cagırma..(MedyumMelisa) Fizyonik İlmi..(MedyumMelisa) REMİL İLMİ (Kum Falı)..(MedyumMelisa) Psişik yetenek ve bilim..(MedyumMelisa) Renklerin Dili..(MedyumMelisa) Medyum,Medyumluk,Sihir,Büyü,Muska..(MedyumMelisa) Muska muska yapımı musklar muska yapmak ..(MedyumMelisa) Meditasyon..(MedyumMelisa)
Kullanıcı : Şifre : Güvenlik :572717 Hatırla : Gizli :

  Medyumlar Medyum Türk Medyum Türk Voyans MedyumBul Forum || Telapati,Nedir,Telapati,Nasıl,Yapılır,Telapati,Talepatiler,Telepati,Yapılır
   AKILDAN GEÇENLER OKUNUYORMU?

MedyumMelisa
[Genel sorumlu]



Mesaj sayısı : 613
Giriş sayısı : 28
Konu puanı : 0  Toplam P : 0
Konuya Puan ver
Üye bilgileri
Bazı beyin hücreleri başkalarının aklından geçenleri okumamızı sağlıyor. DNA'ların biyolojinin yapı taşlarını oluşturması gibi bu 'ayna' hücreler de psikolojinin yapı taşlarını oluşturuyor...

Çocuk, annesi eline bir oyuncak alıp yanına oturunca gülümser; çünkü bilir ki annesi onunla oynayacaktır. Erkek, şiddetli bir tartış madan sonra karısının araba anahtarlarını alıp çıktığını görünce irkilir; çünkü karısının bu kez gerçekten onu terk ettiğini anlar. Hastabakıcı, serum takmak için yaşlı hastasının damarını ararken rahat değildir, çünkü iğnenin hastasının canını acıttığını bilir.

Bütün bu insanlar karşılarındakinin ne düşündüğünü nereden biliyorlar? Onların duygu ve düşüncelerini nasıl okuyorlar? Çocuk niçin annesinin evi terk edeceğini, erkek ise karısının onunla oyun oynayacağını düşünmez?

Başkalarının aklından geçenleri ''okumayı'' herkeste bulunması gereken doğal bir yetenek olarak ele alırız. Ne var ki psikologlar, felsefeciler ve sinirbilimciler insanların, karşısındakilerin davranışlarından anlam çıkartma, duygularını okuma yeteneğinin altında henüz gizini koruyan bir yön bulunduğunu düşünüyor. Son günlerde İtalyan sinirbilimcilerinden oluşan bir ekip bu doğrultuda çok önemli bir adım attılar. Parma Üniversitesi'nden Vittorio Gallase, Giacomo Rizzolatti ve meslektaşları, düşünceleri okuma bağlamında yürüttükleri çalışmalarda yepyeni bir sınıf nöron tespit ettiler. Bu nöronların harekete geçmesi için kişinin spesifik bir işi gerçekleştirmesi gerekiyor. Nöronlar, başka bir yönleri ile daha ilgi çekiyor. Nöronlar bir başkası da aynı işi yaptığında faaliyete geçiyor. Bilim adamları bu son özelliklerinden dolayı bunlara ''ayna'' adını verdi, çünkü nöronlar diğer insanların davranışlarını olduğu gibi yansıtıyor veya simüle ediyordu.

Bugün pek çok sinirbilimci, aralarında insanların da olduğu gelişmiş primatlarda bu nöronların başkalarının niyetlerini anlama konusunda çok belirleyici bir rol oynadığını düşünüyor. Gallese, ''Ayna nöronlar toplumsal yeteneklerimizi açıklayan mozaiğin çok önemli bir parçası olabilir'' diye konuşuyor. California Üniversitesi'nden Vilayanur Ramachandran işi daha da ileri götürerek, ayna nöronların insanın evrimine de ışık tuttuğuna inanıyor. Dil ve kültür konusu başta olmak üzere insan olmanın temelinde bu nöronların yattığını ileri süren Ramachandran şöyle konuşuyor:''DNA'lar biyoloji için ne anlama geliyorsa ayna nöronlar da psikoloji için aynı anlama geliyor. Bunlar birleştirici bir çerçeve oluşturmakla kalmıyor, aynı zamanda bugüne dek bilinmezliğini korumuş olan pek çok zihinsel yeteneği açıklamaya yarıyor.''

Gallase ve ekibi, 1990'lı yılların başlarında makak maymunlarının beyinlerindeki nöronların faaliyetlerini kaydetmeye başladığında neye soyunmuş olduklarını bilmiyorlardı. Maymunların beyinlerinde, adına F5 dedikleri bölgedeki sinir hücrelerinin yaydığı sinyalleri izlemekle işe başladılar. F5, planlama ve hareketten sorumlu premotor korteks adı verilen geniş bölgenin bir kısmını oluşturur. Birkaç yıl önce aynı bilim adamları F5'deki nöronların, hayvanların belirli bir amaca yönelik davranışlarda bulundukları zaman tetiklendiğini keşfetmişlerdi. Bunlar genellikle, nesneleri tutup kaldırmak, ısırmak gibi el ve ağız yoluyla gerçekleştirilen davranışlardı.

F5 hakkında daha fazla bilgi toplamak isteyen bilim adamları, maymunlara kuru üzüm, elma dilimi, kâğıt ataşı, küp ve küre şeklinde nesneleri sundular. Çok geçmeden ilginç bir olaya tanık oldular. Deneyi yapan kişinin eliyle bir nesneyi tutup, kendisine yaklaştırmasını izleyen maymunun beyninde bir grup F5 nöronunun devreye girdiği görüldü. Fakat aynı maymun bir tepsinin içinde aynı nesneyi gördüğü zaman hiç bir değişiklik olmadı. Maymunun kendisi nesneyi tutup kaldırdığı zaman aynı nöronlar harekete geçti. Böylece anlaşıldı ki bu nöronların görevi spesifik bir nesneyi tanımak değil.

Tüm nöronlar işbaşında

Nöronlar, reaksiyon gösterdikleri konu üzerinde epey telaşlı bir görünüm sergiler. Deneyi yapanın eliyle kuru üzümü tepsiden alması üzerine harekete geçen nöronlar, deneyi yapanın bu üzümü parmağı ile açtığı çukura bırakması karşısında herhangi bir reaksiyon vermez. Aynı nöronlar deneyi yapanın eline bir elma dilimi almasıyla yine tetiklenir, ancak dilimi tepsiye bırakmasıyla hareket durur.

Ancak daha önemlisi, maymun işi kendisi yaptığı zaman tetiklenen nöron ile aynı işi yapan insanı izleyen maymunun beyninde tetiklenen nöronun aynı olması. Böylece beyindeki motor sisteminin yalnızca hareketleri kontrol etmediği, aynı zamanda başkalarının da hareketlerini okuduğu anlaşılmış oldu.

1998 yılında Gallase, Tucson Arizona'da ''Bilinç Bilimi' ' isimli bir konferansta ayna nöronlar konusunda bir konuşma yaptı. Arizona Üniversitesi'nden felsefeci Alvin Goldman bu konuşmayı ilgiyle izledi. Daha sonra Gallase'a yaklaşan Goldman akıldan geçenleri okuyan hücreler konusunda görüş alışverişinde bulundu. Goldman Gallase 'ın akıl-okuma konusunun felsefi boyutu hakkında fazla bilgi sahibi olmadığını gördü.

Akıl-okuma, veya akıl teorisi, tüm sağlıklı insanların sahip olduğu bir yetenektir. İnsanların en yetenekli olduğu konu özellikle, başkalarının spesifik zihinsel durumunu yansıtma doğrultusundadır. Bunlar, başkasını ağlarken görmek ve onun üzüntülü olduğunu anlamak gibi basit duygusal durumların yanı sıra, daha karmaşık zihinsel durumlar olabilir. Bir anne bebeğini kaybettiği zaman diğer annelerin boğazı düğümlenir. Bir arkadaşınızın eşi tarafından aldatıldığını duyduğunuz zaman üzüntüsünü ve öfkesini paylaşırsınız.

Şempanzeler gibi diğer primatların da diğerlerinin zihninden geçenleri okuyup okumadığı konusunda sert tartışmalar henüz sürüyor. İnsanlar söz konusu olduğunda herkes zihin okuma yeteneğinin hüküm sürmekte olduğunu bilir, ancak bunun nasıl olduğu konusunda çok az şey bilinir. Bir teoriye (bazıları teori teorisi olarak adlandırır) göre insanlar, başkalarının yaptıklarını nasıl yaptığı konusunda sağduyuya dayanan varsayımlar geliştirir. Fizikçilerin izlenebilir olayları açıklamakta yasa ve kurallardan yararlanması gibi, insanlar da başkalarının davranışlarını açıklamakta deneyimlerinden yararlanır. Goldman gibi felsefecilerin savunduğu bir başka teori simülasyonu ön plana çıkartır. Simülasyon teorisi denen bu teoriye göre insanlar başkalarının aklından geçenleri anlamak için başkalarının düşüncelerine, duygularına ve davranışlarına öykünür. Özetle kendilerini başkalarının yerine koyar. Ayna nöronlarının keşfi ile bu teori arasında çok büyük uyum vardır.

Bu nöronların zihin okuma yeteneği ile yakından ilgili olup olmadığı konusunda kuşkular giderek güçlenirken, insanlarda ayna nöronlarının olup olmadığı sorusu daha fazla bilim adamının aklını kurcalamaya başladı. Ancak bu konuyu aydınlığa kavuşturmak çok kolay değil, çünkü insanlar beyinlerine elektrotlar bağlanmasına pek sıcak bakmıyor. Bu bilim adına bile olsa...

İtalya'da, Ferrara Üniversitesi'nden Luciano Fadiga , insanlarda da maymun beyinlerinde olduğu gibi böyle bir sistem olduğuna ilişkin bazı ipuçları elde eden ilk bilim adamı. Bunun için deneklerin elindeki spesifik kasların nasıl hareket ettiğini inceledi. Deneyin sonunda beyinde bir ayna sisteminin bulunduğunu ortaya çıkarttı ancak bunun yeri hakkında herhangi bir bilgi elde edemedi.

Bunu bazı beyin görüntüleme çalışmaları izledi. Önce Los Angeles Güney California Üniversitesi'nden Scott Grafton , Rizzolatti ile birlikte beynin temporal sulkus ve Broca bölgesinde hareketlilik olduğunu ortaya çıkarttı. Los Angeles Tıp Fakültesi'nden Marco Iacoboni de Broca bölgesinin etkin olduğunu teyit etti.

Sözcükleri bulmak

Broca bölgesinin keşfi beraberinde yeni soruları da getirdi. Önce maymunlardaki F5 bölgesi, insanlardaki Broca bölgesine denk düşüyor. Ancak F5 yalnızca el hareketlerine odaklıyken, Broca bölgesi eskiden beri konuşma ile ilgili bir bölge olarak biliniyordu. Bu durumda ayna sistemi ile lisan arasında ne gibi bir bağlantı olduğu konusu gündeme geldi. Başka bir deyişle zihin okuma ve lisan arasındaki ilişki araştırılmaya başlandı.

Rizzolatti ve Arbib ayna nöronlarının ''eylem'' ile ''haberleşme'' arasındaki açıklığı kapattığını ileri sürüyor. Aktör ve izleyici arasındaki ilişki zaman içinde gelişerek mesaj alışverişine dörüşür. Tüm haberleşme şekillerinde mesajı alan ile veren arasında ortak bir anlaşma ortamı bulunmalıdır. Rizzolatti ve Arbib ayna nöronlarının bu görevi yerine getirdiğini ileri sürüyor.

Bilim adamları, maymunlardaki eylem tanıma ve eylem üretme merkezlerini birleştiren bölgenin, insanlardaki konuşma üretimi ile ilgili bölgeye denk gelmesinin bir rastlantı olmadığını söylüyor. Rizzolatti ve Arbib'e göre insanlarda konuşma yeteneğinin gelişmesi, Broca bölgesinin maymunlardaki versiyonu olan F5 bölgesinin ayna mekanizması ile donatılması ile mümkün oldu. Bu görüşe göre haberleşme ve bunun sonucunda konuşmanın gelişimi, başkalarının eylemlerini tanıma ve algılama yeteneğinin gelişmesine bağlı. Arbib önce işaretlere dayalı kaba bir haberleşme şeklinin oluştuğuna daha sonra bunun gelişerek konuşmaya dönüştüğüne inanıyor.

Ramachandran, ayna nöronlarının sanıldığından daha büyük işlevleri olduğuna dikkat çekiyor. Bilim adamına göre bu ilgi çekici sinir hücreleri lisan ve el hareketleri arasındaki yitik halkayı tamamlamakla kalmıyor, aynı zamanda insanlarda öğrenme, algılama, genel anlamda kültürün oluşumuna ışık tutuyor. İnsan beyni tam boyutlarına 150.000 yıl önce erişmekle birlikte, alet kullanma, sanat ve matematik gibi konularda becerilerini 40.000 yıl önce elde etti. Ramachandran'a göre, bunların ortaya çıkmasındaki en büyük etmen, ayna sistemleri. Bu sistemler her şeyi açıklamakta yetersiz kalmakla birlikte, açıklamakta zorlandığımız pek çok konunun temelini oluşturuyor.

--------------------

Kişisel Çalışmalarım

ÇALIŞMA ALANLARIMIZ VE EN ÇOK BAŞVURULAN KONULAR
EVLENMEK ve YUVA KURMAK İÇİN: Evlenmeyi isteyen her insan için, evlenmeyi arzu edipte çeşitli nedenlerle bir türlü evlenemeyenler için, evlenmek isteyen bekarların, boşananların ve dulların evlenmesi için yapılır.

AŞK KONUSU: Karşılıksız ve tek taraflı aşklarda, ayrılıklarda, sevdiğin insanı kendine aşık etmek ve bağlamak için, evliliklerde daha mutlu bir hayat için, eşini kendine aşık etmek ve her istediğini karşısındakine yaptırmak için yapılır.

EŞİNİN veya SEVDİĞİ BİR KİŞİNİN SADAKAT ve MUHABBETİ İÇİN: Sevdiğinin, eşinin ya da sevgilisinin kendisinden başka kimseye cinsel anlamda ilgi göstermemesi için ve kendisine sadık kalması için yapılır.

RIZKIN ÇOĞALMASI İÇİN: Rızkının, kısmetinin bollaşmasını isteyen her insan için yapılır. Rızkı ve kısmeti dar olan, iki yakası bir türlü bir araya gelmeyen insanların darlıktan refaha çıkması için yapılır.

BEREKET ve BOLLUK İÇİN: Kazancının ve Elindeki parasının bereketini göremeyen insanların paralarının, mallarının ve kazançlarının bereketlenmesi için yapılır.

MEVKİ ve MAKAM YÜKSELTMEK İÇİN: Hayatta, işte, istenilen maddi ve manevi her durumda mevki ve makam yükseltmek için yapılır.

MÜŞTERİ ve BOL KAZANÇ İÇİN: Müşteriye ihtiyacı olan insanların müşterilerinin çoğalması için ve müşterilerinden bol kazanç sağlamaları için yapılır.

KUMAR MÜPTELALARINI KUMARDAN KURTARMAK İÇİN: Kumara düşkünü olan insanları kumar oynama ihtiyacından ve kumar müptelasından kurtarmak için yapılır.

İÇKİ BAĞIMLILARINI İÇKİDEN KURTARMAK: İçkiye müptela olan insanların içki bağımlılığından kurtulup bir daha içki içmemeleri için yapılır.

KÖTÜ ÇEVRELERDEN KURTARMAK İÇİN: Kötü dostlardan, kötü çevreden ve kötü insanlardan kurtarmak için yapılır.

ZEKANIN ve BİLİNCİN ARTMASI İÇİN: Zekanın güçlenmesi, artması ve zeka kullanım oranının çoğalması için yapılır.

DALĞINLIK ve UNUTKANLIĞI GİDERMEK İÇİN:
Dalğın ve Unutkan olan insanların unutkanlıklarının ve dalğınlıklarını gitmesi için ve her şeyi hafızalarında tutabilmeleri ve hatırlayabilmeleri için yapılır.

SINAV KAZANMAK İÇİN: Ö.S.S., KPSS ve bunlar gibi sınavları kazanmak için yapılır.
Önemli Not : sınavdan bir ay önce yaptırılmalıdır.

SIKINTISIZ DOĞUM YAPMAK İÇİN: Doğumların kolay, sıkıntısız ve tehlikesiz olması için yapılır.

DİLEK VE HACETLERİN KABULÜ İÇİN: İstenilen bütün zaruret ve dileklerin kabulü için yapılır.

DÜŞMANLARA ÜSTÜN OLMAK İÇİN:
Düşmanların zarar ve şerlerinden muhafaza için, düşmanlara karşı her zaman üstün ve galip gelmek için yapılır.

SİHİR, MUSKA ve BÜYÜ İÇİN: Her türlü sihir, muska, büyü ve tılsımların bozulması için etkisiz hale gelmesi için yapılır.
Her türlü bağlanmış olan insanların açılması için, bahtı ve kısmeti bağlanmış insanların bahtlarının ve kısmetlerinin açılması için,
Rızkı, işi, gücü, kuvveti bağlı olan kişilerin açılması için yapılır.
MUHABBET ve SEVGİ: Seni sevmesini istediğin herkese uygulanabilir. Bu bir sevgili, arkadaş, ortak ve sevgisini arzuladığın herkes olabilir. Kaçanı geri getirmek için, ayrılanları birleştirmek için, eşlerde muhabbet, evladın sevgisi ve saygısı için, arkadaşların içinde sevgi ve saygı görmek için, aile bütünlüğünü korumak için, ebeveynleri tarafından sevilmek ve onlara sözünü geçirmek için, istenilen herhangi bir topluluğa otorite uygulamak için kısaca her türlü muhabbet için yapılır.

GÜZEL ve ZARİF GÖRÜNMEK İÇİN: İnsanlara güzel görünmek ve ilgi çekmek isteyen, yanlışlarının bile insanlar tarafından güzel ve hoş görünmesini isteyen insanlar için, herhangi bir toplumda, bütün çevrelerde, aile içinde ve iş ortamlarında eşsiz, çekici ve güzel görünmek için yapılır.

ZENGİNLİK, MAL ve MÜLK İÇİN: Zengin olmak ve mal-mülk isteyen bütün insanlara yapılır.

İŞ SAHİBİ OLMA ve İŞE GİRMEK İÇİN: İş bulamayan, işten atılan, işe girmek istediğinde problemlerle karşılaşan insanların rahatlıkla iş bulmaları ve işe girebilmeleri için yapılır.

KARA SEVDAYA TUTULUP MECNUNLUK VE PERİŞANLIK ÇEKEN İNSANLAR İÇİN: İmkansız aşka ve kara sevdaya tutulan insanların kurtulmaları için yapılır.

ÜZERİNE EŞ (KUMA) GELEN HANIMLARI KURTARMAK İÇİN:
Üzerine kuma getirilen, eşi tarafından aşağılanan hanımları bu çilelerden kurtulmaları için yapılır.

ZİNAYI TERK ETTİRMAK İÇİN: Eşini aldatan, kadın veya erkeklerin zina yapmalarını engellemek için ve aldatılmayı ortadan kaldırmak için yapılır.

DEDİKODULARDAN ve İFTİRALARDAN KORUNMAK İÇİN: Yapılan dedikoduları ve iftiraları önlemek için ve gelecekte yapılacak olan dedikodulardan ve iftiralardan korunmak için yapılır.

ZİHİN BERRAKLIĞI İÇİN: Algılama ve anlama yeteneğinin artması için, kapalı ve sınırlı zihinlerin açılması ve berraklaşması için yapılır.

SÖZÜNE İTAAT EDİLMESİ İÇİN: Herhangi bir cemiyette , aile içerisinde ve bütün çevrelerde sözüne itaat ettirmek ve sözünün geçerli olmasını isteyen insanlar için yapılır.

MÜSİBETLERDEN KORUNMAK İÇİN: Öldürülmekten, ani ölümden, hastalanmaktan, kötülüklerden, korkudan, dertlerden, hırsızlardan, hapis olmaktan, felaketlerden, afetlerden, şeytanlardan, cinlerden, korunmak için yapılır.

UYKU SIKINTILARI İÇİN: Uyku çokluğundan veya uykusuzluk gibi sıkıntıları düzeltmek için yapılır.

EZBERLEME YETENEĞİNİ ARTIRMAK İÇİN: Ezberleme yeteneği düşük olan insanların ezberlerini güçlendirmek için yapılır.

SADAKAT ve İTAAT İÇİN: Erkek veya kadının eşine yada sevgilisine sadakakati, itaat etmesi için, istenilen herhangi birinin itaat etmesi için yapılır.

HER HANGİ BİR İNSANI BİR MUHİTTEN VE BİR ÇEVREDEN UZAKLAŞTIRMAK İÇİN: İstenilmeyen azgın, zararlı, kötü kişileri bir çevreden gitmesi ve uzaklaşması için yapılır.

ZİHİNSEL VE BEYİNSEL HASTALIK İÇİN:
Sinir ve ruh hastalıkları için, akıl hastalıkları için, baş ağrısı için yapılır.


Nazar bilimsel olarak ta kanıtlanmış; İnsan bünyesinden yayılan zararlı ışınların beyin gücüyle beraber belli bir yere odaklanması sonucu, canlı veya cansız nesneleri olumsuz yönde etkilediği klinik deneylerle konunun uzmanları tarafından açıklanmıştır.
• AİLE İÇİ HUZUR ve MUHABBET SORUNU YAŞIYORSANIZ,
• EŞİNİZLE ARANIZDA HUZURSUZLUK GEÇİMSİZLİK VARSA,
• KISMETİNİZİN BAĞLI OLDUĞUNA İNANIYORSANIZ,
• BÜYÜ,MUSKA,GÖZ,NAZAR,CİN MUSALLATINA MARUZ OLDUĞUNUZU DÜŞÜNÜYORSANIZ,
• RUHSAL VE MANEVİ YÖNDEN BUNALIMLARINIZ VARSA,
• İSTEM ve İRADE DIŞI DAVRANIŞ SERGİLİYORSANIZ,
• İŞ KONUSUNDA BAŞARILI OLAMIYORSANIZ,
• TOPLUMA UYUM SAĞLAYAMIYORSANIZ,
• EŞİNİZDEN,NİŞANLINIZDAN, SÖZLÜNÜZDEN VEYA SEVGİLİNİZDEN AYRILDIYSANIZ,
• VEYA SORUNLU BİR BERABERLİK YAŞIYORSANIZ,
• ŞANSINIZIN, RIZKINIZIN, KISMETİNİZİN BAĞLI OLDUĞUNA YA DA İŞLERİNİZİN YOLUNDA GİTMEDİĞİNE İNANIYORSANIZ,
• BİR TAKIM KONULARI KENDİ ÜZERİNİZDE SAPLANTI HALİNE GETİRİYORSANIZ,
• SEBEPSİZ YERE SIKINTI BUNALIM VE RAHATSIZLIK DUYUYORSANIZ,
• TIBBEN MÜMKÜN OLDUĞU HALDE ÇOCUK SAHİBİ OLAMIYORSANIZ,

Medyum Melisa İletişim medyummelisa@hotmail.com Gsm: 0545-369-97-93

16.09.2011 16:06:16
                               Oy : 0-Puan : 0

     

Forum son 5 K. & Benzer K.
Açan
Forum istatistikleri
AKILDAN GEÇENLER OKUNUYORMU?..
MedyumMelisa
Forumdaki 1 Kategoride 39 Forum var, Bu forumlara açılan 613 Konuya 0 Cevap yazıldı..
Üye :  Misafir : 7 Toplam : 7 Rekor :
Aktif Üyeler  Aktif üye yok..
Genel Sorumlu - Yönetici - Forum Yöneticisi - Editör - VIP Üye
İyiki Doğdunuz Nice yıllara.. Bugün Doğan yok!

2010/2011 © Copyright medyummelisa/MedyumSinem/MedyumNurdan (Medyumlar Medyum Türk Medyum Türk Voyans MedyumBul MedyumAra Medyum Sitesi Siteleri Sihir Büyü Tarot Muska Cin Büyüler Cinler.Vefk,Sihir,Fal,Büyü,Vefk,Muska,Ebced,Remil,Ledün,Cfir,)
Website motorumuz © 2011 AspSitem www.medyummelisa.com
Bu sayfa: 0,11 saniyede yorumlandı.
Din